Malatya - Malatya Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nce 5 BDP milletvekili hakkında hazırlanan fezlekeler TBMM Başkanlığı'na gönderildi.
Terörle Mücadele Kanunu'nun (TMK) 10. Maddesi'yle görevli Malatya Cumhuriyet Başsavcıvekilliği, kendi sorumluluk alanında katıldıkları faaliyetlerde konuşmalar yapan BDP Milletvekilleri Sabahat Tuncel, Gültan Kışanak, Özdal Üçer, Emine Ayna ve Nursel Aydoğan'la ilgili inceleme başlattı.
Milletvekillerinin katıldıkları her programda 'suç işlediklerini' iddia eden Başsavcıvekilliği, 5 Milletvekilinin dokunulmazlıklarının kaldırılması için hazırladığı fezlekeyi TBMM Başkanlığı'na göndermişti.
Mayatya Cumhuriyet Başsavcıvekilliği daha önce de 5 BDP'li hakkında dokunulmazlıklarının kaldırılması için fezleke hazırlamış ve TBMM Başkanlığı'na göndermişti.
29 Ağustos 2012 Çarşamba
Gül zehirlendi mi?
Ankara - Yurt Gazetesi, "Gül'ü zehirlediler mi?" başlığı ile Abdullah Gül'ün sağlık durumuna ilişkin yeni bir tartışma başlatırken, Cumhurbaşkanlığı bu iddiayı yalanladı. Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi ortaya çıkan sağlık sorunu dikkat çekti.
Yurt Gazetesi, “Gül’ü zehirlediler mi?” manşeti ile günlerdir tedavi gören Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün sağlık durumuna ilişkin yeni bir tartışma başlattı.
Yurt Gazetesi’nin bugün yayınlanan haberinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Kırgızistan gezisini bir anda kestiği ve Türkiye’ye gelerek Hacettepe Hastanesi’ne yattığı hatırlatılarak, şu iddialarda bulundu: “Gül'e, 'Endonempatik hidrops bozukluğu' teşhisi konuldu. Ancak Yurt, Köşk'e çok yakın bir kaynaktan Abdullah Gül'ün zehirlendiği bilgisine ulaştı. Teşhisin hemen ardından Gül'ün özel doktorunun da Cerrahpaşa'da bir doktordan bilgi aldığı öğrenildi. Hastalığın iki günde düzelebileceğini söyleyen profesör, tedavi yönteminin yanlış olduğunu iddia etti. Profesör, 'Gül zehirlenmiş olabilir mi?' sorumuza 'Bu hastalık kalp ve şeker hastalığı olmayanlarda zehirlenmeyle görülür. Hacettepe Endonempatik hidrops bozukluğunun hemen ardından steorid tedavisi uygulamış. Steroid tedavisi 5 gün boyunca uygulanmaz. En fazla iki günde kesilmesi gereken bir tedavi şeklidir. Kaldı ki ilk teşhisi değerlendirmek için komisyon bile toplanmamış. Steorid son derece ağır bir tedavidir. Hastada daha sonra tansiyon, kilo, kafada basınç, şiddetli baş dönmesi ve aşırı asabiyet yapar. Bu yüzden Cumhurbaşkanı'nı 5 gün boyunca hastaneden çıkarmamış olabilirler' dedi.”
Yurt Gazetesi’nin haberinin ardından ise Cumhurbaşkanlığı yazılı bir açıklama yaparak gazetede yer alan haberin gerçek dışı olduğunu belirtti.
Gül’ün sağlık durumuna ilişkin gelişmelerin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Gül arasında cumhurbaşkanlığı “görüş ayrılıklarının” kendisini dışa vurduğu bir dönemde yaşanması dikkat çekti.
Yurt Gazetesi, “Gül’ü zehirlediler mi?” manşeti ile günlerdir tedavi gören Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün sağlık durumuna ilişkin yeni bir tartışma başlattı.
Yurt Gazetesi’nin bugün yayınlanan haberinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Kırgızistan gezisini bir anda kestiği ve Türkiye’ye gelerek Hacettepe Hastanesi’ne yattığı hatırlatılarak, şu iddialarda bulundu: “Gül'e, 'Endonempatik hidrops bozukluğu' teşhisi konuldu. Ancak Yurt, Köşk'e çok yakın bir kaynaktan Abdullah Gül'ün zehirlendiği bilgisine ulaştı. Teşhisin hemen ardından Gül'ün özel doktorunun da Cerrahpaşa'da bir doktordan bilgi aldığı öğrenildi. Hastalığın iki günde düzelebileceğini söyleyen profesör, tedavi yönteminin yanlış olduğunu iddia etti. Profesör, 'Gül zehirlenmiş olabilir mi?' sorumuza 'Bu hastalık kalp ve şeker hastalığı olmayanlarda zehirlenmeyle görülür. Hacettepe Endonempatik hidrops bozukluğunun hemen ardından steorid tedavisi uygulamış. Steroid tedavisi 5 gün boyunca uygulanmaz. En fazla iki günde kesilmesi gereken bir tedavi şeklidir. Kaldı ki ilk teşhisi değerlendirmek için komisyon bile toplanmamış. Steorid son derece ağır bir tedavidir. Hastada daha sonra tansiyon, kilo, kafada basınç, şiddetli baş dönmesi ve aşırı asabiyet yapar. Bu yüzden Cumhurbaşkanı'nı 5 gün boyunca hastaneden çıkarmamış olabilirler' dedi.”
Yurt Gazetesi’nin haberinin ardından ise Cumhurbaşkanlığı yazılı bir açıklama yaparak gazetede yer alan haberin gerçek dışı olduğunu belirtti.
Gül’ün sağlık durumuna ilişkin gelişmelerin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Gül arasında cumhurbaşkanlığı “görüş ayrılıklarının” kendisini dışa vurduğu bir dönemde yaşanması dikkat çekti.
Esad: Kazanmamız için zamana ihtiyaç var
ŞAM - Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, ülkede yaşanan çatışmayı kazanmak için zamana ihtiyaçlarının olduğunu söyledi. Esad, Türkiye’nin sınırda oluşturmak istediği tampon bölge için ise ‘gerçekçi değil’ dedi.
Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad, ülkesindeki siyasi kriz ve çatışmalarla ilgili devlet yanlısı El Dünya televizyonuna açıklamalarda bulundu.
Suriye hükümetinin "Hem bölgesel hem de uluslararası düzeyde bir mücadele verdiğini” söyleyen Beşar Esad, “Kesinlikle belirleyici sonuca getirmek için zamana ihtiyacı vardır. Ancak tek cümleyle özetleyebilirim: Biz ilerliyoruz” dedi. Esad, “Alandaki durum şimdi daha iyi, ancak sonuç henüz yok. Biraz zamana ihtiyac var” diye konuştu.
Güvenlik güçlerine övgüler yağdırarak, isyancıların asla korku salmayı başaramayacaklarını ileri süren Esad, Suriyelilere seslenerek, “Kaderiniz başkalarının değil sizin elinizde” dedi.
Rejimi terk ederek muhalifler katılanlar asker, diplomat ve siyasetçilerle ilgili olarak da açıklamada bulunan Beşar Esad, saf değişimleri ‘rejimin kendini temizlemesi’ olarak tanımladı. Türk Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun, Suriye içinde tampon bölge kurulması önerisine ilişkin ise Esad, “Öncelikle bu gündemde değil. İkincisi Suriye düşmanı ülkeler tarafından ileri sürülen gerçekçi olmayan bir fikirdir” dedi.
Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad, ülkesindeki siyasi kriz ve çatışmalarla ilgili devlet yanlısı El Dünya televizyonuna açıklamalarda bulundu.
Suriye hükümetinin "Hem bölgesel hem de uluslararası düzeyde bir mücadele verdiğini” söyleyen Beşar Esad, “Kesinlikle belirleyici sonuca getirmek için zamana ihtiyacı vardır. Ancak tek cümleyle özetleyebilirim: Biz ilerliyoruz” dedi. Esad, “Alandaki durum şimdi daha iyi, ancak sonuç henüz yok. Biraz zamana ihtiyac var” diye konuştu.
Güvenlik güçlerine övgüler yağdırarak, isyancıların asla korku salmayı başaramayacaklarını ileri süren Esad, Suriyelilere seslenerek, “Kaderiniz başkalarının değil sizin elinizde” dedi.
Rejimi terk ederek muhalifler katılanlar asker, diplomat ve siyasetçilerle ilgili olarak da açıklamada bulunan Beşar Esad, saf değişimleri ‘rejimin kendini temizlemesi’ olarak tanımladı. Türk Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun, Suriye içinde tampon bölge kurulması önerisine ilişkin ise Esad, “Öncelikle bu gündemde değil. İkincisi Suriye düşmanı ülkeler tarafından ileri sürülen gerçekçi olmayan bir fikirdir” dedi.
Fransız yönetmenlerden 'Ez Kurdim' filmi
Paris - Fransız yönetmenler Antoine Laurent ve Nicolas Bertrand’ın çektiği “Ez Kurdim” isimli belgesel filmin prömiyeri 6 Eylül günü yapılıyor.
Filmin prömiyeri Paris’in Bagnolet banliyösündeki Cin'Hoche sinema salonunda yapılacak. Antoine Laurent ve Nicolas Bertrand’ın gerçekleştirdiği belgesel film, bugünün Türkiye’sine yolculuğa çıkararak, ezilen ve kimliği inkar edilen Kürtlerle buluşturuyor.
Filmde üç kadın oynuyor, Fidan, Angel ve Aslı. Bunlardan ikisi Kürt, üçüncüsü Türk. Bu karakteler etrafında, tüm çeşitliliği, birliği, cesareti ve zafere susamışlığı ile bir halkın portresi çıkarılmaya çalışılıyor. Diğer bir ifadeyle, tıpkı filmin tanıtımında yapıldığı gibi, “Direnmekten başka şeyi kalmayanların” portresi anlatılıyor.
Şiirselliği, şarkılar, manzaralar ve tanıklıkları ile film Kürt halkının mücadelesine duygusal ve insani bir bakış sunuyor.
Filmin tanıtımında katledilen Kürt gazeteci Musa Anter’in “Direniş yaşamın öteki adıydı” sözü dikkat çekiyor.
Filmin prömiyeri ardından, film ekibinin de katılacağı bir kokteyl verilecek.
Filmin prömiyeri Paris’in Bagnolet banliyösündeki Cin'Hoche sinema salonunda yapılacak. Antoine Laurent ve Nicolas Bertrand’ın gerçekleştirdiği belgesel film, bugünün Türkiye’sine yolculuğa çıkararak, ezilen ve kimliği inkar edilen Kürtlerle buluşturuyor.
Filmde üç kadın oynuyor, Fidan, Angel ve Aslı. Bunlardan ikisi Kürt, üçüncüsü Türk. Bu karakteler etrafında, tüm çeşitliliği, birliği, cesareti ve zafere susamışlığı ile bir halkın portresi çıkarılmaya çalışılıyor. Diğer bir ifadeyle, tıpkı filmin tanıtımında yapıldığı gibi, “Direnmekten başka şeyi kalmayanların” portresi anlatılıyor.
Şiirselliği, şarkılar, manzaralar ve tanıklıkları ile film Kürt halkının mücadelesine duygusal ve insani bir bakış sunuyor.
Filmin tanıtımında katledilen Kürt gazeteci Musa Anter’in “Direniş yaşamın öteki adıydı” sözü dikkat çekiyor.
Filmin prömiyeri ardından, film ekibinin de katılacağı bir kokteyl verilecek.
Münih’te Kürt dernek başkanının evine baskın
MÜNİH - Almanya’nın Münih kentinde, Kürt Dernek Başkanı Songül Akpınar’ın evine polis sabah saatlerinde baskın düzenledi.
Edinilen bilgilere göre, Alman polisi bu sabah erken saatlerde Münih Kürt Kültür Derneği Başkanı Songül Akpınar’ın evine baskın düzenledi. Baskın sırasında evde arama yapan polislerin Akpınar’ın el telefonuna da el koydu. Evde bulunan birçok belgeye de el konulurken, dernek başkanının gözaltına alınıp alınmadığı bilinmiyor.
Baskının, Münih’te 2011 yılında Kürtlerin Almanya’ya gelişlerinin 50. Yıl kutlamaları sırasında düzenlenen etkinliklerle ilgili olduğu bildirilirken, dernek başkanının tam olarak neyle suçlandığı öğrenilemedi.
Edinilen bilgilere göre, Alman polisi bu sabah erken saatlerde Münih Kürt Kültür Derneği Başkanı Songül Akpınar’ın evine baskın düzenledi. Baskın sırasında evde arama yapan polislerin Akpınar’ın el telefonuna da el koydu. Evde bulunan birçok belgeye de el konulurken, dernek başkanının gözaltına alınıp alınmadığı bilinmiyor.
Baskının, Münih’te 2011 yılında Kürtlerin Almanya’ya gelişlerinin 50. Yıl kutlamaları sırasında düzenlenen etkinliklerle ilgili olduğu bildirilirken, dernek başkanının tam olarak neyle suçlandığı öğrenilemedi.
Diyarbakır Asker Hastanesi'ne 7 cenaze getirildi
Amed - Çatışmalardaki asker ölümlerinin gizlendiği yönünde tartışmalar sürerken, Diyarbakır Asker Hastanesi'ne 7 askerin cenazesi getirildi. Bu cenazelerin "ateşli silah yaralanmasına bağlı ölüm" nedeniyle kayıtlara geçtiği öğrenildi.
Alınan bilgilere göre, Diyarbakır Asker Hastanesi'ne 7 asker cenazesinin getirilmesi ardından Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı'na bağlı nöbetçi savcı hastaneye giderek, ölen 7 askerin otopsisine katıldı.
Askerlerin kimlikleri konusunda bilgi verilmezken, ölüm nedenleri kayıtlara 'ateşli silah yaralanmasına bağlı ölüm' olarak geçtiği ve cenazelerin Şırnak bölgesinden helikopterle Diyarbakır Asker Hastanesi'ne getirildikleri öğrenildi. Cenazelerin halen Asker Hastanesi Morgu'nda bekletildikleri bildirildi.
Alınan bilgilere göre, Diyarbakır Asker Hastanesi'ne 7 asker cenazesinin getirilmesi ardından Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı'na bağlı nöbetçi savcı hastaneye giderek, ölen 7 askerin otopsisine katıldı.
Askerlerin kimlikleri konusunda bilgi verilmezken, ölüm nedenleri kayıtlara 'ateşli silah yaralanmasına bağlı ölüm' olarak geçtiği ve cenazelerin Şırnak bölgesinden helikopterle Diyarbakır Asker Hastanesi'ne getirildikleri öğrenildi. Cenazelerin halen Asker Hastanesi Morgu'nda bekletildikleri bildirildi.
Devlet, yardım derneğine verilen parayı usulsüz buldu
Amed - Yoksullara yardım amacıyla kurulan Sarmaşık Derneği'ne 2008-2009 yılları arasında 900 bin TL yardımda bulundukları için Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı ve 15 meclis üyesine soruşturma açıldı. İçişleri Bakanlığı'na bağlı müfettişler, yardım derneğine verilen paranın usulsüz olduğunu belirterek paranın geri verilmesini istedi. Müfettişlerin bu kararı üzerine Belediye, Sarmaşık derneğine yazı yazarak faiziyle birlikte 965 bin TL'nin geri ödenmesini istedi.
Diyarbakır'da Büyükşehir Belediyesi, Baro, İhd, Tİcaret ve Sanayi Odası, Güneydoğu Sanayici ve İş Adamları Derneği, Tabib Odası ile Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği gibi 46 kuruluşun katılımıyla kurulan ve ayda yaklaşık 3 bin 500 aileye kuru gıda yardımı yapan Sarmaşık Yoksullukla Mücadele ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği'ne, 2008-2009 yıllarında Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'nce yapılan toplam 900 bin liralık nakdi yardım geri istendi. 2006 yılında Diyarbakır'ın yoksulluk haritası çıkarıldıktan sonra kurulan Sarmaşık Yoksullukla Mücadele ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği'nin oluşturduğu gıda bankası proje ortaklarından olan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, belirlenecek yoksul ailelere kuru gıda alınarak dağıtılması için derneğe 2008 yılında 400 bin, 2009 yılında ise 500 bin lira nakdi yardım yaptı. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'nin hesapları Sayıştay denetçileri ile İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişleri tarafından incelemeye alındı.
Ön incelemede Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından alınan encümen kararıyla Sarmaşık Derneği'ne yapılan yardımların yasal olmadığı raporu düzenlendi. Raporda, kamu zararı oluştuğu gerekçesiyle 2008-2009 yıllarında Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan toplam 900 bin liralık yardımla ilgili kararda imzaları bulunan, başta Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir olmak üzere 15 meclis üyesi ile ödeme işlemlerinde imzaları bulunan belediye görevlilerine 900 bin lira borç olarak çıkarıldı.
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ve 15 Belediye Encümen Üyesi, derneğe yardım kararında imzaları bulunduğu için müfettişlerin ön incelemesinde savunma vermelerine rağmen bunun kabul edilmeyerek İçişleri Bakanlığı'nın soruşturma izni vermesine, Danıştay'a başvurarak itiraz etti. Danıştay 1'inci Dairesi, müfettiş raporları doğrultusunda İçişleri Bakanlığı'nın soruşturma iznini yerinde bularak, Osman Baydemir ile üyelerinin itirazını reddetti ve kararı Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi.
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Mali Hizmetler Daire Başkanlığı tarafından bu ay Sarmaşık Derneği'ne gönderilen yazıda, 900 bin liralık nakdi yardımın, belediyenin daha fazla mağdur edilmemesi için ödenen paranın yüzde 10 faiziyle birlikte geri ödenmesini istedi. Başkan adına Genel Sekreter Yardımcı Vekili Zülfi Atlı tarafından derneğe gönderilen yazıda şu ifadeler yeraldı:
"Diyarbakır Büyükşehir Belediye Meclisimizin 17.01.2007 tarih ve 07 sayılı kararına istinden derneğiniz ile 12.02.2007 tarihinde yapılan protokol çerçevesinde 2008 yılında 400 bin TL, 2009 yılında ise 500 bin TL olmak üzere toplam 900 bin TL hesabınıza aktarılmıştır. Belediyemizin 2008 ve 2009 yılı hesaplarını inceleyen Sayıştay Denetçileri ile Mülkiye Müfettişleri Derneğinize yapılan yardımların yasal olmadığını, aynı zamanda kamu zararı oluştuğu gerekçesiyle encümen kararında imzaları bulunan encümen üyelerimiz ile ödeme işlemlerinde imzaları bulunan görevlilerimize kişi borcu çıkarılmıştır. Ayrıca, İçişleri Bakanlığı Mülkiye müfettişlerinin bu konuda yaptıkları soruşturmaya yaptığımız savunma kabul edilmemiş, İçişleri Bakanlığı tarafından soruşturma izni verilmiştir. Danıştay'a yaptığımız itiraz ise Danıştay tarafından rededilmiş, gereği için Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmiştir. Yukarıda izah ettiğimiz nedenlerle ve Belediyemizin daha fazla mağdur edilmemesi için, derneğinize yapılan 900 bin lira ile Sayıştay Kanunu'nun ilgili maddesine göre yüzde 1/0 faiziyle birlikte hesabımıza geri gönderilmesini rica ederim."
Diyarbakır'da açlık sınırında bulunan 3 bin 500 aileye her ay kuru gıda yardımında bulunduklarını, 1500 ailenin ise sırada olduğunu kaydeden, 8 bin üyesi bulunan Sarmaşık Derneği'nin Başkanı Dr. Selçuk Mızraklı, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'nin Danıştay'a itirazının hukuk sakandalı olabilecek içerikte çifte standart içeren bir kararla sonuçlandığını söyledi.
Faizi ile birlikte 965 bin lira tutan nakdi yardımı belediyeye 6 taksitte geri ödeyeceklerini, ancak bunun yoksulların evine gidebilecek kaynakları kısıtlayacağını kaydeden Dr. Selçuk Mızraklı, "Diyarbakır gibi bir yerde yoksullukla mücadele programına bir büyükşehir belediyesinin destek olmasından daha büyük bir kamu yararı olabileceğini düşünmüyorum" dedi.
Diyarbakır'da Büyükşehir Belediyesi, Baro, İhd, Tİcaret ve Sanayi Odası, Güneydoğu Sanayici ve İş Adamları Derneği, Tabib Odası ile Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği gibi 46 kuruluşun katılımıyla kurulan ve ayda yaklaşık 3 bin 500 aileye kuru gıda yardımı yapan Sarmaşık Yoksullukla Mücadele ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği'ne, 2008-2009 yıllarında Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'nce yapılan toplam 900 bin liralık nakdi yardım geri istendi. 2006 yılında Diyarbakır'ın yoksulluk haritası çıkarıldıktan sonra kurulan Sarmaşık Yoksullukla Mücadele ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği'nin oluşturduğu gıda bankası proje ortaklarından olan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, belirlenecek yoksul ailelere kuru gıda alınarak dağıtılması için derneğe 2008 yılında 400 bin, 2009 yılında ise 500 bin lira nakdi yardım yaptı. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'nin hesapları Sayıştay denetçileri ile İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişleri tarafından incelemeye alındı.
Ön incelemede Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından alınan encümen kararıyla Sarmaşık Derneği'ne yapılan yardımların yasal olmadığı raporu düzenlendi. Raporda, kamu zararı oluştuğu gerekçesiyle 2008-2009 yıllarında Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan toplam 900 bin liralık yardımla ilgili kararda imzaları bulunan, başta Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir olmak üzere 15 meclis üyesi ile ödeme işlemlerinde imzaları bulunan belediye görevlilerine 900 bin lira borç olarak çıkarıldı.
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ve 15 Belediye Encümen Üyesi, derneğe yardım kararında imzaları bulunduğu için müfettişlerin ön incelemesinde savunma vermelerine rağmen bunun kabul edilmeyerek İçişleri Bakanlığı'nın soruşturma izni vermesine, Danıştay'a başvurarak itiraz etti. Danıştay 1'inci Dairesi, müfettiş raporları doğrultusunda İçişleri Bakanlığı'nın soruşturma iznini yerinde bularak, Osman Baydemir ile üyelerinin itirazını reddetti ve kararı Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi.
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Mali Hizmetler Daire Başkanlığı tarafından bu ay Sarmaşık Derneği'ne gönderilen yazıda, 900 bin liralık nakdi yardımın, belediyenin daha fazla mağdur edilmemesi için ödenen paranın yüzde 10 faiziyle birlikte geri ödenmesini istedi. Başkan adına Genel Sekreter Yardımcı Vekili Zülfi Atlı tarafından derneğe gönderilen yazıda şu ifadeler yeraldı:
"Diyarbakır Büyükşehir Belediye Meclisimizin 17.01.2007 tarih ve 07 sayılı kararına istinden derneğiniz ile 12.02.2007 tarihinde yapılan protokol çerçevesinde 2008 yılında 400 bin TL, 2009 yılında ise 500 bin TL olmak üzere toplam 900 bin TL hesabınıza aktarılmıştır. Belediyemizin 2008 ve 2009 yılı hesaplarını inceleyen Sayıştay Denetçileri ile Mülkiye Müfettişleri Derneğinize yapılan yardımların yasal olmadığını, aynı zamanda kamu zararı oluştuğu gerekçesiyle encümen kararında imzaları bulunan encümen üyelerimiz ile ödeme işlemlerinde imzaları bulunan görevlilerimize kişi borcu çıkarılmıştır. Ayrıca, İçişleri Bakanlığı Mülkiye müfettişlerinin bu konuda yaptıkları soruşturmaya yaptığımız savunma kabul edilmemiş, İçişleri Bakanlığı tarafından soruşturma izni verilmiştir. Danıştay'a yaptığımız itiraz ise Danıştay tarafından rededilmiş, gereği için Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmiştir. Yukarıda izah ettiğimiz nedenlerle ve Belediyemizin daha fazla mağdur edilmemesi için, derneğinize yapılan 900 bin lira ile Sayıştay Kanunu'nun ilgili maddesine göre yüzde 1/0 faiziyle birlikte hesabımıza geri gönderilmesini rica ederim."
Diyarbakır'da açlık sınırında bulunan 3 bin 500 aileye her ay kuru gıda yardımında bulunduklarını, 1500 ailenin ise sırada olduğunu kaydeden, 8 bin üyesi bulunan Sarmaşık Derneği'nin Başkanı Dr. Selçuk Mızraklı, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'nin Danıştay'a itirazının hukuk sakandalı olabilecek içerikte çifte standart içeren bir kararla sonuçlandığını söyledi.
Faizi ile birlikte 965 bin lira tutan nakdi yardımı belediyeye 6 taksitte geri ödeyeceklerini, ancak bunun yoksulların evine gidebilecek kaynakları kısıtlayacağını kaydeden Dr. Selçuk Mızraklı, "Diyarbakır gibi bir yerde yoksullukla mücadele programına bir büyükşehir belediyesinin destek olmasından daha büyük bir kamu yararı olabileceğini düşünmüyorum" dedi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)